Apr 22, 2010
random stuff!
1000 bin yıl sonra geri geldim ve biliyorum çok sevinçlisiniz. yoksa saçma cümle düzenlerini ve türkçenin katliyamını başka nerede görecektiniz (televizyon hariç. o nasıl bir türkçe yoksunluğudur ya. beni bile rahatsız etti düşünün.) her ne boksa. anlatma isteğiyşe doluyum.
başlıyorum.
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
BAŞLADIM!
çok rahatsız hareketler bunlar.
öncelikle cumartesi günü toefl'a gircem ve kıçım tutuşmuş halde. 1 ay önce kursuna gittim ama fena halde unutmuş haldeyim. yarının 23 Nİsan olmasından faydalanıp kasıcam. normalde sınav mınav hikaye ama bu meret 180 küsür amarikan doları olduğundan hafif bir strese sebep oluyor.
ayrıca annem şehir dışına çıktı ve babamla yaşamakta olduğumdan fena halde kilo almaktan korkuyorum. hayır zaten iriyim daha genişlersem ne olacak bilemiyorum. bu arada size de ince arkadaşlarınız ayy çok şişkoyum diyor mu? ve diyince sinir krizine giresiniz geliyor mu? bana oluyor açıkcası. aynı şey güzel saçlı ve ciltliler içinde geçerli benim için. yapmayın bunu bana demek istiyorum buranın varlığından haberdar olan arkadaşlarıma :D
bu pazartesi dünyanın en mal şeyi başıma geldi. şimcik ben at biniyorum. sporcusuyum falan. neyse benim antrenörüm var. onu 4. sınıftan beri tanırım falan. x abi derim. işte gitceğim saatleri mesaj atarım o da bana cevap atarken abicim der. sınıftaki akıllı arkadaşlar bunu pek bi komik bulur. neyse pazartesi bir arkadaş abicim diyen dillerini yerim diye bir mesaj yazmış. ben de çok yüksek zeka olduğum için anaaa bunu yazan kişiye göndersem ne komik oldur dedim. sonra göndere bastım ve mesaj x abiye gitti. tabii ben utancımdan öldüm. allahtan bu hafta şehir dışındaymış yoksa rezillikten ölürdüm heralde.
çok zeki bir arkadaşımda bana bu konuyla ilgili şaka yaptı ama anlatamıycam. çünkü hala sinirleniyorum . çok iyi bir şakaydı ama yine de kalpten gidecek gibi oldum. hoş değildi. (ama yine de bu şakayı yapan arkadaşa up five)
sonracığma başka neler oldu. haaa bugün kızılaya gittik arkadaşlarla. pizeryadaydık. güzel mekan gençler. sanırım kızılayda kaliteli olan sayılı mekandan biri ve lazanyaları muhteşem. öneriyorum. karanfille meşrutiyetinkesişimde bilmeyenler varsa söyleyeyim :D sonra yedikten sonra dedik dostum bira iyi gider. içtik doğal olarak. sonra 2.5 aydır içmiyordum ben. birayı sevmem pek ama açıkcası içtiğime sevindim. salak salak şeylere gülme kapasitemizi arttırdı. sonra ben sarhoş taklidi yaptım (değildim. taklitti çünkü hani sarhoş adamlar vardır ya kavga çıkaran onları yaptım) güldüler bana. ciğerini yediklerim.
güneş gözlüğü almak istediğimi de belirterek bu yazıya son veriyorum.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun (:
Jan 25, 2010
keeping up with apaçi's in kızılay turuncu kafe
eğer ankaralıysanız ve çevrenizde bir kaç apaçi varsa (ya da ucuza fal baktırmak isteyen kişiler) kızılaydaki göt kadar boyutlardaki,sigara yasağını tınmayan,apaçilerin habitatı ve düğün salonundan çalınma gibi duran eşyaların olduğu turuncu kafeyi bilirsiniz. (bilmiyorsanız çok şanslısınız demektir. biz bildik gittik gördük ve öldük)
şimdi biz bir arkadaşımıza doğum günü hediyesi olaraktan fal baktıralım dedik. bir hafta süren hummalı (!) çalışmalar sonucu bir kaç isim bulmuştuk. ancak bulduğumuz isimler iyi olduğundan fiyatları da iyiydi. bizde çakallık edip ucuza yöneldik. ucuza yöneldiğimizde ise karşımıza çıkan şey TURUNCU kafeydi.
saat 3 gibi ordaydık. gözüme ilk çarpan şey apaçilerdi. (apaçi kelimesi de çok ırkçı aslında. ama kekomançi gençliğin sözlüğünde olduğundan kullanıyoruz. yoksa o sincan kırmalarını nasıl anlatabilirim ki?) gözüme ikinci çarpan şey ise okulumuzun bütün apaçilerinin orda olmasıydı. işte o an çok büyük bir hata yaptığımızın farkına varmıştık ancak her şey için çok geçti.
kahvelerimizi söyledik ve fal sırasına girdik. tabii bu sırada okulumuzun EN APASHE (dişi apaçi) kızını ve kankasını gördük. yanlarında 30larında olduğunu düşündüğüm bir kadın vardı. oturur oturmaz sigaralarını yakıp orospu tutuşuyla içmeye başladılar. (ayrıca bu sigara yasağına uymayan kafeleri anlamıyorum.)
her neyse 1 saatten fazla süren beklemeden sonra sıra bize gelmişti. bu arada falcı kadın her geleni ağlatıyordu. (en azından baş apashe ağlamıştı) kadın sırayla ağzımıza sıçtı. (kimimize hiç gerçek arkadaşın yok kimimize insanlar seni paran için seviyor demişti. ) ancak kadının dediklerine rağmen sevinçliydik çünkü o cehennem çukurundan kaçabilmiştik.
falcı hayatıma güzel şeyler katamasa da önemli şeyler öğrendim. işte apaçilerle yaşama kurallarım:
1) göz göze gelme
2) bir şey sorarlarsa olabilecek en sevimli halinle cevap ver (eğer kız ise tabii erkek ise takma ve topuklarını kıçına vura vura kaç)
3)yanlarında kullandığın kelimelere dikkat et. çünkü apaçiler ezikliklerinden dolayı acayip kompleks yapmış insanlardır. en küçük lafında seni bıçaklayabilirler.
4) asla turuncu kafeye gitme!! (gidersen benim gibi onlarla kanka olmak zorunda kalabilrsin. ama sen bu altın kuralları benim gibi uygulayamazsan öledebilirsin.)
ayrıcaa sevgilisi olan kompleksli apashelerden kaç. tabii mazoşistsen ve dayak yemekten hoşlanıyorsan ayrı.
şimdilik bu kadar
bay.
şimdi biz bir arkadaşımıza doğum günü hediyesi olaraktan fal baktıralım dedik. bir hafta süren hummalı (!) çalışmalar sonucu bir kaç isim bulmuştuk. ancak bulduğumuz isimler iyi olduğundan fiyatları da iyiydi. bizde çakallık edip ucuza yöneldik. ucuza yöneldiğimizde ise karşımıza çıkan şey TURUNCU kafeydi.
saat 3 gibi ordaydık. gözüme ilk çarpan şey apaçilerdi. (apaçi kelimesi de çok ırkçı aslında. ama kekomançi gençliğin sözlüğünde olduğundan kullanıyoruz. yoksa o sincan kırmalarını nasıl anlatabilirim ki?) gözüme ikinci çarpan şey ise okulumuzun bütün apaçilerinin orda olmasıydı. işte o an çok büyük bir hata yaptığımızın farkına varmıştık ancak her şey için çok geçti.
kahvelerimizi söyledik ve fal sırasına girdik. tabii bu sırada okulumuzun EN APASHE (dişi apaçi) kızını ve kankasını gördük. yanlarında 30larında olduğunu düşündüğüm bir kadın vardı. oturur oturmaz sigaralarını yakıp orospu tutuşuyla içmeye başladılar. (ayrıca bu sigara yasağına uymayan kafeleri anlamıyorum.)
her neyse 1 saatten fazla süren beklemeden sonra sıra bize gelmişti. bu arada falcı kadın her geleni ağlatıyordu. (en azından baş apashe ağlamıştı) kadın sırayla ağzımıza sıçtı. (kimimize hiç gerçek arkadaşın yok kimimize insanlar seni paran için seviyor demişti. ) ancak kadının dediklerine rağmen sevinçliydik çünkü o cehennem çukurundan kaçabilmiştik.
falcı hayatıma güzel şeyler katamasa da önemli şeyler öğrendim. işte apaçilerle yaşama kurallarım:
1) göz göze gelme
2) bir şey sorarlarsa olabilecek en sevimli halinle cevap ver (eğer kız ise tabii erkek ise takma ve topuklarını kıçına vura vura kaç)
3)yanlarında kullandığın kelimelere dikkat et. çünkü apaçiler ezikliklerinden dolayı acayip kompleks yapmış insanlardır. en küçük lafında seni bıçaklayabilirler.
4) asla turuncu kafeye gitme!! (gidersen benim gibi onlarla kanka olmak zorunda kalabilrsin. ama sen bu altın kuralları benim gibi uygulayamazsan öledebilirsin.)
ayrıcaa sevgilisi olan kompleksli apashelerden kaç. tabii mazoşistsen ve dayak yemekten hoşlanıyorsan ayrı.
şimdilik bu kadar
bay.
Jan 24, 2010
geri dönüşüm muhteşam olazayk!
okulların bitmesiyle bloguma geri dönebildim. aslında okul yüzünden girmiyor değildim. sadece gereğinden fazla maymun iştahlıyım. ve unutkan. bazen bu özelliklerim sayesinde harika bir türk olduğumu düşünüyorum. sizce de Türkler olarak aşırı unutkan değil mi? ve tembel? ama konumuz bu değil. aslında konumuz yok sanırım. her neyse. BENİ ELEŞTİRMEYİN tamam mı!?
şey diyeceğim.
mm biz avatar gittik. film güzel ama GAVATAAAAAAAAAAAAAAAR! demek bence en güzeli.
i'm shallow.
şey var birde. mm unuttum.
SONRA SÖYLERİM. bana öyle bakmayı kes lanet olası!! kapı çaldı.
celtomon gelmiş. tudıls
şey diyeceğim.
mm biz avatar gittik. film güzel ama GAVATAAAAAAAAAAAAAAAR! demek bence en güzeli.
i'm shallow.
şey var birde. mm unuttum.
SONRA SÖYLERİM. bana öyle bakmayı kes lanet olası!! kapı çaldı.
celtomon gelmiş. tudıls
Subscribe to:
Posts (Atom)
